bir defa

adv. once
* * *
once

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • bir defa — zf. 1) İlk önce, hele 2) Bir kere …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • defa — is., Ar. defˁa Kez, kere İlk defa bu fikir, bir fikir olmaktan çıktı. Y. K. Beyatlı Birleşik Sözler bir defa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bir — is. 1) Sayıların ilki 2) Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı 3) sf. Bu sayı kadar olan Bir kalem. 4) sf. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı) Bir adam sizi arıyor. 5) sf. Tek Allah birdir. 6) sf. Beraber Hep biriz, ayrılmayız …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bir kere — zf. 1) Aslında Bir kere o çok yalancı. 2) Bir defa olarak Biz de bir kere sevinmeliydik / Çiçek açmış bir ağaç gibi çıldırasıya. B. R. Eyuboğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • DEFA — Boynuz ve kanat uzunluğu. * Bir şeyin eğilip ikiye bükülmesi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • KA'DE — Bir defa oturuş. Oturma. * Ist: Namazdaki bir defa oturuş. Teşehhüd için, Ettahiyyâtü duâsını okumak maksadı ile olan oturuş. Birinci oturuşa Ka de i ulâ, ikinciye de Ka de i âhire denir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TEFENNÜN-İ Fİ-L İBÂRE — Bir defa söylenilmiş olan bir sözü ikinci defa söylemek icabederse, o aynı kelimeyi tekrarlamamak için başka kelime veya sözle aynı mânâyı ifade etme san atı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • KERRE — Bir defa. Bir adet. Bir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • LEMHA — Bir göz atmak. * Şimşeğin bir defa çakışı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MERRE — Bir hareketin bir defa olduğunu bildiren fiil. Def a. Kerre …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MERRE-İ VÂHİDE — Bir defa. Bir kere …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.